Uterine pathologies to be considered before uterus-preserving surgery in cases of uterine prolapse
article
OA: diamond
CC0
Abstract
Objective: Investigation of unpredictable risks due to abnormal uterine pathology after the choice of uterus-preserving reconstructive surgical procedure for women who have uterine prolapse and no other complaints was aimed. Methods: The data of 121 women (105 postmenopausal and 16 premenopausal) who underwent vaginal hysterectomy due to pelvic organ prolapse was examined and the post-hysterectomy histopathology results were evaluated. Results: Senile cystic atrophy was the most common endometrial pathology result among postmenopausal women (63.5%). However, proliferative and secretory endometrium was the most common endometrial pathology finding among premenopausal women (81.3%). There were statistically significant differences between postmenopausal and perimenopausal women in terms of these pathology results (p0.05), myoma uteri was significantly more common in patients with perimenopause (p=0.01). Conclusion: The uterus must be evaluated in terms of endometrial pathologies in asymptomatic women with pelvic organ prolapse before uterus-preserving reconstructive surgical procedure, especially in postmenopausal period.
Full text
20,630 characters
· extracted from
oa-pdf
· 5 sections
· click to expand
Abstract
Objective: Investigation of unpredictable risks due to ab -
normal uterine pathology after the choice of uterus-pre -
serving reconstructive surgical procedure for women who
have uterine prolapse and no other complaints was aimed.
Methods
The data of 121 women (105 postmenopausal
and 16 premenopausal) who underwent vaginal hysterec -
tomy due to pelvic organ prolapse was examined and the
post-hysterectomy histopathology results were evaluated.
Results
Senile cystic atrophy was the most common en -
dometrial pathology result among postmenopausal women
(63.5%). However, proliferative and secretory endometri -
um was the most common endometrial pathology finding
among premenopausal women (81.3%). There were sta -
tistically significant differences between postmenopausal
and perimenopausal women in terms of these pathology
Results
(p0.05), myoma uteri was significantly more
common in patients with perimenopause (p=0.01).
Conclusion
The uterus must be evaluated in terms of en-
dometrial pathologies in asymptomatic women with pelvic
organ prolapse before uterus-preserving reconstructive
surgical procedure, especially in postmenopausal period.
J Clin Exp Invest 2015; 6 (4): 364-368
Key words: Pelvic organ prolapse, vaginal hysterectomy,
endometrium
GİRİŞ
Pelvik organ prolapsusu (POP), pelvik organların
(uterus, mesane, rektum) vajende normal yerleşimin-
den aşağıya doğru yer değiştirmesidir [1]. POP için
bildirilen insidans ırksal farklılıklar ve artan yaşa bağ-
lı olarak %37 ila %69,6 arasında değişmektedir [2,3].
Yaş, ırk, sigara, parite, özellikle pelvik organ
prolapsus için yapılan histerektomi öyküsü, aile öy -
küsü, kollajen doku hastalığı gibi faktörler POP için
risk faktörleri olarak bildirilmektedir [4-8].
POP, kadınlarda kronik pelvik ağrı, seksüel dis-
fonksiyon, fekal ve/veya üriner inkontinansa neden
olarak hayat konforunu anlamlı bozmaktadır [9].
POP tedavisinde cerrahi prosedür sıkça uygulan -
maktadır. 80 yaşına ulaşan kadınların %6,3-%19
kadarı bir kere bu nedenle cerrahi prosedür ge -
Eskicioğlu F. & Özyurt B. Prolapsus uteri olgularında uterus koruyucu cerrahi
365
J Clin Exp Invest www.jceionline.org Vol 6, No 4, December 2015
çirmektedir ve yaklaşık %30’unda yeniden cerrahi
gerekmektedir [10-11]. Son yıllarda pelvik taban
katlarının rekonstrüksiyonunda mesh kullanımının
tekrarlayan operasyon oranlarını azalttığı gösteril -
miştir. Meshin bu özelliği, POP olgularında kullanı -
mını yaygınlaştırmıştır ve histerektomi yerine uterus
koruyucu alternatif cerrahi tekniklerin tercih edilme -
sine yol açmıştır [12,13].
Bu çalışmada POP dışında başka uterin pato -
loji taşımayan kadınlarda, uterus koruyucu rekons -
trüktif cerrahi prosedür seçimimin anormal uterus
patolojileri bakımından öngörülemeyen risklerinin
araştırılması amaçlandı.
YÖNTEMLER
Bu retrospektif çalışma için, Celal Bayar Üniversi -
tesi Etik Komitesi’nden tarafından onay alınmıştır.
Çalışma, Ocak 2006 ile Temmuz 2015 tarihleri ara-
sında, Merkezefendi Devlet Hastanesi Kadın Hasta-
lıkları ve Doğum Kliniği’nde POP nedeniyle vaginal
histerektomi yapılan kadınların verilerinin taranma -
sıyla gerçekleştirilmiştir. POP tanımında “Internatio-
nal Continence Society” tarafından 1996’da yayım -
lanan terminoloji kullanılmıştır [14].
Vaginal kanama, hormon replasman tedavisi
almak ve herhangi bir genital malignite varlığı dış -
lama kriteri idi. Hastaların demografik verileri yanı
sıra, menopoz durumu, diabetes mellitus, hiper -
tansiyon gibi sistemik hastalık varlığı, operasyon
sonrası patoloji sonuçları kaydedildi. En az 12 aydır
amenore olması, postmenopoz olarak kabul edildi.
Hastalar 105 postmenopoz, 16 premenopoz hasta -
sı olarak iki gruba ayrıldı.
İstatiksel analiz
İstatistiksel analiz için “SPSS for Windows 16.0”
programı kullanıldı. Yaş, gebelik, doğum ve abortus
sayıları bakımından gruplar arası farklılıkları belirle-
mede T-test kullanılırken, patoloji bulguları bakımın-
dan farklılıkları belirlemede Ki-Kare testi kullanıldı.
P < 0,05 değeri anlamlı olarak kabul edildi.
BULGULAR
Kliniğimizde, Ocak 2006 ile Temmuz 2015 tarihleri
arasında toplam 121 olgu tespit edildi. Dışlama kri -
terlerini taşımadıkları için çalışma dışı bırakılan olgu
yoktu. Hastalar 105 postmenopoz, 16 premenopoz
hastası olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların yaş orta -
laması 61,98±10,28 (Aralık, 39-94) yıl idi. Postme -
nopoz hastaların ortalama menopoz yaşı 47±4,99
olarak belirlendi. Beklendiği gibi postmenopoz has -
taların yaşı premenopoz hastalarınkinden yüksekti
(p0,05). Hastala -
rın demografik verileri Tablo 1’de sunuldu.
Tablo1. Pelvik organ prolapsusu olan premenopoz ve
postmenopoz hastaların demografik verileri (Ortalama ±
Standart sapma)
Postmenopoz
(n=105)
Premenopoz
(n=16) p
Yaş 64,12 ± 9,19 47,93±4,12 <0,001
Gebelik sayısı 4,56 ±2,16 4,27±1,79 0,67
Doğum sayısı 3,48±1,59 3,36±1,20 0,81
Abort sayısı 0,78±1,20 0,30±0,48 0,21
Senil kistik atrofi postmenopoz (%63,5) hasta -
larda en sık görülen endometrial patoloji bulgusu
iken proliferatif ve sekretuar endometrium perime -
nopozal (%81,3) en sık görülen patoloji bulgusu idi.
Bu iki patoloji bulgusu bakımından iki grup arasın -
daki farklılıklar istatiksel anlamlı idi (p0,05),
myoma uteri premenopoz hastalarda anlamlı daha
yüksekti (p=0,01). Premenopoz ve postmenopoz
hastalar için patoloji verilerinin sayı ve yüzdeleri ile
gruplar arası kıyaslamaları Tablo 2’de sunuldu.
Tablo 2. Pelvik organ prolapsusu olan premenopoz ve postmenopoz hastaların cerrahi sonrası elde edilen patoloji
sonuçlarının değerlendirilmesi
Postmenopoz (n=105)
n (%)
Premenopoz (n=16)
n (%)
Toplam (n=121)
n (%) p
Senil kistik atrofi 66 (63,5) - 66 ( 55) <0,001
Proliferatif veya sekretuar endometrium 14 (13,3) 13 (81,3) 27 (22,3) <0,001
Endometrial polip
Basit
Hiperplastik
21( 20,0)
20 (19,0)
1 (0,9)
1 (6,3)
1 (6,2)
-
22 (18,2)
21 (17,3)
1 (0,8)
0,18
Myom 26 (24,8) 9 (56,3) 35 (28,9) 0,01
Adenomyozis 31 (29,5) 6 (37,5) 37 (30,6) 0,51
Endometrial Hiperplazi (basit - atipisiz) 19 (18,1) 1 (6,3) 20 (16,5) 0,23
Eskicioğlu F. & Özyurt B. Prolapsus uteri olgularında uterus koruyucu cerrahi
366
J Clin Exp Invest www.jceionline.org Vol 6, No 4, December 2015
Hastaların içinde nullipar kadın yoktu. Diabe -
tes mellitus postmenopoz kadınların 69 tanesinde
var iken (%65,7), 8 tanesinde ise yoktu (%7,6). 28
hastada ise diabet olup-olmadığı hakkında bilgi edi-
nilemedi (%26,6). Premenopoz hastaların ise 10
tanesi diabet tanısı almış iken (%62,5), 1 tanesin -
de diabet yoktu (%6,2). 5 premenopoz hastada ise
diabet varlığı konusunda bilgi edinilemedi (%31,2).
Premenopoz ve postmenopoz hastalar arasında di-
abet varlığı açısından istatiksel anlamlı farklılık yok-
tu (p=0,89).
Hipertansiyon ise postmenopoz kadınların 43
tanesinde var iken (%40,9), 33 tanesinde yoktu
(%31,4). Hipertansiyon varlığı hakkında bilgi edini -
lemeyen postmenopoz kadın sayısı ise 29 (%27,6)
idi. Premenopoz kadınların ise 7 tanesi hipertansi -
yon tanısı almış iken (%43,7), 2 tanesinde hiper -
tansiyon yoktu (%12,5). 7 premenopoz kadın için
ise hipertansiyon varlığı hakkında bilgi edinilemedi
(43,75). Hipertansiyon varlığı açısından premeno -
poz ve postmenopoz grupları arasında istatiksel an-
lamlı farklılık belirlenemedi (p=0.22).
TARTIŞMA
Prolapsus dışında başka semptomu olmayan ka -
dınlarda uterusun taşıyabileceği endometrial ve
myometrial patolojileri değerlendirdik. Premenopo -
zal kadınlar kadar yüksek oranlarda olmasa da pro-
lifere ve sekretuar endometriumun postmenopozal
dönem kadınların %13,3’ünde görülebildiğini tespit
ettik. Hiperplazik (basit-atipisiz) endometriumun is -
tatiksel anlamlı olmasa da postmenopozal kadın -
larda (%18,1) daha yüksek oranlarda olabildiğini
belirledik.
Günümüzde, artan yaşam süresi ve yaşam
kalitesinde artış beklentisi nedeniyle pelvik organ
prolapsusu giderek önemi artan bir sağlık problemi-
dir [15]. 2030’lu yıllara doğru yaşlı nüfusunun ikiye
katlanması beklenmekte ve bu sağlık probleminin
daha da ağırlık kazanacağını göstermektedir [16].
Artan yaş POP insidansını ve şiddetini arttır -
maktadır [15]. Artan yaşla azalan östrojen düzeyleri-
nin POP da etkinliğini araştıran çalışmalar yapılmış-
tır [17]. Östrojen ve progesteron ve reseptörlerinde
var olan genetik varyasyonların POP patogenezinde
sorumlu olabileceği düşünülmektedir [18,19]. Çalış-
mamızda da beklendiği gibi östrogen eksikliğinde
ortaya çıkan senil kistik atrofi sıklığı postmenopoz
kadınlarda sıktı %63,5). Ancak asemptomatik post -
menopoz hastalarda başka endometrial patolojilere
rastlanabilmektedir [20]. Bizim çalışmamızda, post -
menopozal kadınlarda proliferatif ya da sekretuar
endometrium (%13,3), endometrial polip (%20,0),
myom (%24,8), adenomyozis (%29,5), endometrial
hiperplazi (basit-atipisiz) (%18,1) de rastlanan pato-
lojik bulgulardı. Endometrial proliferasyon, myoma
uteri, adenomyozis ve endometrial hiperplazinin
östrojen düzeyleri ile pozitif korelasyon gösterdiği
bilinmektedir [21-23]. Buna rağmen endometrial po-
lip, adenomyozis, endometrial hiperplaziler preme -
nopoz ve postmenopoz hastalarda istatiksel anlamlı
olarak farklı değildi. Mingels ve ark. [20] prospektif
olarak 48’i postmenopoz olan 68 kadın üzerinde
yaptıkları çalışmalarında bizim çalışmamıza göre
daha yüksek oranlarda endometrial hiperplazilere
rastladılar. Büyük çoğunluğu postmenopoz kadın -
lardan oluşan bu çalışmada %15 hastada basit-a -
tipisiz endometrial hiperplazi, %8’inde diğer endo -
metrial hiperplazi tiplerine ve %3 hastada küçük bir
alanda sınırlı intramukozal endometrioid endomet -
rial karsinoma tespit ettiler. Frick ve arkadaşları ise
[24] retrospektif olmasına rağmen geniş katılımlı
çalışmalarında bu oranları daha aşağı çektiler. Ute-
rovaginal prolapsus nedeniyle histerektomi yapılan
644 kadının patoloji sonuçlarını değerlendirdiklerin-
de, asemptomatik postmenopoz kadınlarda öngö -
rülemeyen premalign ya da malign uterus patoloji
oranlarını %2,6 oranında rastlanabileceğini savun -
dular. Preoperatif endometrial değerlendirme ile bu
oranların daha aşağı düzeylere çekilebileceğini be -
lirttiler.
Premenopozal dönemde menstrüel siklusun
fazlarına bağlı olarak sekretuar ya da proliferatif en-
dometrium tespit edilebilir. Ancak, postmenopozal
dönemde östrojen eksikliğine bağlı atrofik endomet-
rium beklenen patolojik bulgudur [20]. Üstelik serum
östrojen düzeylerinin POP’lu kadınlarda daha dü -
şük düzeylerde olduğu düşünülmektedir [25]. Buna
rağmen yüksek östrojen düzeyleri ile pozitif korelas-
yon gösteren endometrial hiperplazi, endometrial
polip, adenomyozis gibi kadınlarda uterin patoloji -
lerin asemptomatik, POP’lu kadınlarda görülebil -
mesi ilginçtir [21-23]. Literatürde postmenopozal
kadınlarda endometriumda zayıf da olsa proliferas -
yon olabildiği iddia edilmektedir [26]. Ancak bu me -
nopoz sonrası ilk yıllarda zamanla düşüş gösteren
östrojen düzeylerinden kaynaklanan bir proliferas -
yondur [20]. Endometrial karsinoma gelişiminde ise
lokal doku enflamasyonun etkisi olduğu iddia eden
çalışmalar vardır [27,28]. Grade 3 ve 4 pop’lu has -
talarda vajen dışına çıkarak, serviks ve dolayısıyla
uterus enfeksiyona ve mekanik travmaya açık hale
gelmektedir. Bu koşulların yol açtığı kronik enfla -
masyon birtakım serbest radikal ve sitokin salınımı
ile premalign ya da malign endometrial lezyonlara
Eskicioğlu F. & Özyurt B. Prolapsus uteri olgularında uterus koruyucu cerrahi
367
J Clin Exp Invest www.jceionline.org Vol 6, No 4, December 2015
yol açabilmesi mümkün görünmektedir. Bu yüzden
asemptomatik, postmenopozal, POP’lu hastalarda
endometrial patolojiler açısında değerlendirme ge -
rekmektedir [20]. Bohoussou ve ark. [29], POP’lu
kadınlarda uterus koruyucu pelvik rekonstrüktif cer-
rahi sırasında endometrial örneklemenin faydasının
gösterilemediğini ancak, ultrasonografi ile endomet-
rial kalınlık değerlendirmesinin anlamlı olabileceğini
iddia etmektedirler.
Endometrial hiperplazilerden sadece yüksek,
karşılanmamış östrojen düzeyleri sorumlu değildir.
Obezite, nulliparite, diabetes mellitus, hipertansi -
yon, hormon replasman tedavisi, tamoxifen kulla -
nımı gibi faktörler de etkilidir [30]. Retrospektif ça -
lışmamızda obezite gibi endometriumda proliferas -
yonu arttırıcı bir faktörü değerlendirmek için vücut
kitle indeksi verilerine ulaşamadık. Ancak yine de
hipertansiyon ve diabetes mellitus varlığı açısından
premenopoz ve postmenopoz hastalar arasında
farklılık olmadığını gösterebildik. Ayrıca çalışma -
mıza dahil kadınlar için nulliparite, tamoxifen yada
hormon replasman tedavisi kullanımı açısından da
sağlıklı bilgi edinebildik.
Sonuç olarak, asemptomatik, POP’lu kadınlar -
da özellikle postmenopoz dönemde uterus koruyu -
cu rekonstrüktif cerrahi prosedür öncesi uterusun,
özellikle endometriumun değerlendirilmesi gerek -
mektedir. Uterusun vajen dışında lokalizasyonu,
lokal etki ile endometrial patolojilere yol açıyor ola -
bilir. Ancak bu etki mekanizmalarının anlaşılabilme-
si için ve uterus koruyucu cerrahi prosedür öncesi
endometrial değerlendirmenin ultrasonografik yada
endometrial biyopsi seçeneklerinden hangisi ile ya -
pılacağına dair daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
KAYNAKLAR
1. Baden WF, Walker TA. Genesis of the vaginal profile:
a correlated classification of vaginal relaxation. Clin
Obstet Gynecol 1972;15:1048-1054.
2. Handa VL, Garrett E, Hendrix S, et al. Progression
and remission of pelvic organ prolapse: a longitudinal
study of menopausal women. Am J Obstet Gynecol.
2004;190:27-32.
3. Okonkwo JE, Obiechina NJ, Obionu CN. Incidence of
pelvic organ prolapse in Nigerian women. J Natl Med
Assoc 2003;95:132-136.
4. Olsen AL, Smith VJ, Bergstrom JO, et al. Epidemiology
of surgically managed pelvic organ prolapse and uri -
nary incontinence. Obstet Gynecol 1997;89:501–506.
5. Woodman PJ, Swift SE, O’Boyle AL, et al. Prevalence
of severe pelvic organ prolapse in relation to job de -
scription and socioeconomic status: a multicenter
cross-sectional study. Int Urogynecol J Pelvic Floor
Dysfunct 2006;17:340-345.
6. MacLennan AH, Taylor AW, DH Wilson, Wilson D. The
prevalence of pelvic floor disorders and their rela -
tionship to gender, age, parity and mode of delivery.
BJOG 2000;107:1460–1470.
7. Jackson SR, Avery NC, Tarlton JF, et al. Changes in
metabolism of collagen in genitourinary prolapse.
Lancet 1996;347:1658–1661.
8. Chiaffarino F, Chatenoud L, Dindelli M, et al. Reproduc-
tive factors, family history, occupation and risk of uro-
genital prolapse. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol
1999;82:63–67.
9. Jelovsek JE, Maher C, Barber MD. Pelvic organ pro -
lapse. Lancet 2007;369:1027–1038.
10. Olsen AL, Smith VJ, Bergstrom JO, et al. Epidemiol -
ogy of surgically managed pelvic organ prolapse and
urinary incontinence. Obstet Gynecol 1997;89:501–
506.
11. Fialkow MF, Newton KM, Lentz GM, Weiss NS. Life -
time risk of surgical management for pelvic organ pro-
lapse or urinary incontinence. Int Urogynecol J Pelvic
Floor Dysfunct 2008;19:437–440.
12. Costantini E, Lazzeri M. What part does mesh play
in urogenital prolapse management today? Curr Opin
Urol 2015;25:300-304.
13. Maher C, Baessler K, Glazener CM, et al. Surgical
management of pelvic organ prolapse in women: a
short version Cochrane review. Neurourol Urodyn
2008;27:3-12.
14. Bump RC, Mattiasson A, Bø K, et al. The standard -
ization of terminology of female pelvic organ prolapse
and pelvic floor dysfunction. American Journal of Ob -
stetrics and Gynecology 1996;175:10-17.
15. Lousquy R, Costa P, Delmas V, Haab F. [Update
on the epidemiology of genital prolapse]. Prog Urol
2009;19:907-915.
16. Chow D, Rodríguez LV. Epidemiology and prevalence
of pelvic organ prolapse. Curr Opin Urol 2013;23:293-
298.
17. Chung da J, Bai SW. Roles of sex steroid receptors
and cell cycle regulation in pathogenesis of pelvic or -
gan prolapse. Curr Opin Obstet Gynecol 2006;18:551-
554.
18. Chen HY, Wan L, Chung YW, et al. Estrogen recep -
tor beta gene haplotype is associated with pelvic
organ prolapse. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol
2008;138:105-109.
19. Chen HY, Chung YW, Lin WY, et al. Progesterone re-
ceptor polymorphism is associated with pelvic organ
prolapse risk. Acta Obstet Gynecol Scand 2009;88:
835-838.
20. Mingels MJ, Geels YP, Pijnenborg JM, et al. Histo -
pathologic assessment of the entire endometrium in
asymptomatic women. Hum Pathol 2013;44:2293-
2301.
Eskicioğlu F. & Özyurt B. Prolapsus uteri olgularında uterus koruyucu cerrahi
368
J Clin Exp Invest www.jceionline.org Vol 6, No 4, December 2015
21. Dreisler E, Poulsen LG, Antonsen SL, et al. EMAS
clinical guide: Asessment of the endometrium in peri
and postmenopausal women. Maturitas 2013;75:181-
190.
22. Maruo T, Ohara N, Wang J, Matsuo H. Sex steroidal
regulation of uterine leiomyoma growth and apopto -
sis. Hum Reprod 2004;10:207-220.
23. Ferenczy A. Pathophysiology of adenomyosis. Hum
Reprod Update 1998;4:312-322.
24. Frick AC, Walters MD, Larkin KS, Barber MD. Risk of
unanticipated abnormal gynecologic pathology at the
time of hysterectomy for uterovaginal prolapse. Am J
Obstet Gynecol. 2010;202:507.
25. Jones R NHJ, Healy JC, King LJ, et al. Pelvic con -
nective tissue resilience decreases with vaginal de -
livery, menopause and uterine prolapse. Br J Surg
2003;90:466-472.
26. Sivridis E, Giatromanolaki A. Proliferative activity in
postmenopausal endometrium: the lurking potential
for giving rise to an endometrial adenocarcinoma. J
Clin Pathol 2004;57:840-844.
27. Modugno F, Ness RB, Chen C, Weiss NS. Inflamma-
tion and endometrial cancer: a hypothesis. Cancer
Epidemiol Biomarkers Prev 2005;14:2840-2847.
28. Wallace AE, Gibson DA, Saunders PT, Jabbour HN.
Inflammatory events in endometrial adenocarcinoma.
J Endocrinol 2010;206:141-157.
29. Bohoussou E, Adjoussou SA, Letouzey V, et al.
[Should we perform intra-operative endometrial bi -
opsy during pelvic reconstructive surgery with uterine
preservation?]. J Gynecol Obstet Biol Reprod (Paris)
2014;43:40-45.
30. Sherman ME. Theories of endometrial carcino -
genesis: a multidisciplinary approach. Mod Pathol
2000;13:295-308.
Text is read by the "Ask this paper" AI Q&A widget below. Extraction quality varies by source — PMC NXML preserves structure cleanly, OA-HTML may include some navigation residue, and OA-PDF can have broken hyphenation. The publisher copy (via DOI) is the canonical version.
My notes (saved in your browser only)
Ask this paper
Answers must be backed by verbatim quotes from this paper's full text. Hallucinated quotes are dropped automatically; if no verbatim passage answers the question, we say so. How this works
Condition tags
Citation neighborhood (sparse)
Too few in-corpus citations on either side for a chart; here are the lists.
Cites (1)
References (32)
- Pathophysiology of adenomyosis via openalex
- W1970477430 via openalex
- W1971447921 via openalex
- W1980307905 via openalex
- W1983537781 via openalex
- W1994660309 via openalex
- W1995664907 via openalex
- W1998474927 via openalex
- W2003685139 via openalex
- W2007918173 via openalex
- W2008789252 via openalex
- W2015635389 via openalex
- W2032265661 via openalex
- W2034946445 via openalex
- W2048946213 via openalex
- W2056547475 via openalex
- W2069350481 via openalex
- W2072900847 via openalex
- W2083874638 via openalex
- W2090461402 via openalex
- W2093917662 via openalex
- W2110117792 via openalex
- W2121754708 via openalex
- W2137817349 via openalex
- W2139149436 via openalex
- W2162443279 via openalex
- W2329809871 via openalex
- W2341676624 via openalex
- W4234752938 via openalex
- W6646289418 via openalex
- W1604040080 via openalex
- W6680551495 via openalex
Source provenance
- openalex
- last seen: 2026-06-04T00:00:01.174412+00:00
License: CC0
· commercial use OK