Kronik pelvik ağrıda jinekolojik, ürolojik, psikiyatrik etkenlerin araştırılması: Diagnostik laparoskopinin kronik pelvik ağrıdaki yeri /

article OA: closed CC0
View on OpenAlex

Abstract

Çalışmamızda kronik pelvik ağrının jinekolojik, ürolojik ve psikiyatrik yönden etiyolojinin araştırılmasına yönelik olarak 02 Eylül 2005 ile 30 Mayıs 2006 tarihleri arasında kliniğimizde, kronik pelvik ağrı şikayeti ile yatarak tedavi alan 44 hasta ile kronik pelvik ağrısı olmayan ve kliniğimizde 01 Ocak 2002 ile 21 Haziran 2005 tarihleri arasında laparoskopik tuba ligasyonu yapılan 31 hastanın kayıtları değerlendirmeye alınarak tanısal laparoskopinin kronik pelvik ağrıdaki yeri araştırıldı. Hasta grubu ile kontrol grubu laparoskopik gözlem sonuçlarına göre değerlendirildiğinde hasta grubunda 44 hastanın 38 (% 86.00)'inde laparoskopik pozitif bulgu mevcutken, kontrol grubunda 31 hastanın 13 (% 41.00)'ünde laparoskopik pozitif bulgu mevcuttu. Oranlar arasındaki fark istatistiksel olarak (p=0.001) çok anlamlı idi. Pelvik ağrı sendromları ile interstisyel sistit arasındaki ilişki değerlendirildiğinde interstisyel sistitin endometriozis, vulvadynea ve sebebi bilinmeyen kronik pelvik ağrılı hastalarla pozitif yönde karşılaştırılabildiği görülmektedir. Bizim çalışmamızda hasta grubunda interstisyel sistit tanısını % 22.00 oranında, interstisyel sistitli hastalarda urgency % 100 oranında, noktüri % 70.00 oranında, frequency % 90.00 oranında bulduk. Vaka sayımızın azlığı devantaj olmakla beraber oranlar hemen hemen birbirine yakın olarak bulunmuştur. Yine hasta grubunda interstisyel sistit ile vulvar ağrı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantı saptanmıştır. Hasta grubu psikiyatrik açıdan değerlendirildiğinde depresyonun % 29.00 oranında, anksiyetenin % 39.00 oranında, somatizasyon bozukluğunun % 6.80 oranında ve cinsel işlev bozukluğunun % 43.20 oranında olduğu görüldü. Hasta grubunun vizüel anolog skalasına göre oluşturulmuş ağrı skoru ve ağrının şiddeti ile psikiyatrik bulgular değerlendirildiğinde ağrı skoru ile depresyon ve cinsel işlev bozukluğu arasında; ağrının şiddeti ile depresyon, anksiyete ve cinsel işlev bozukluğu arasında pozitif yönde, istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur. Kronik pelvik ağrı, içerisinde biyolojik ve psikososyal faktörlerin rol oynadığı anlaşılması güç bir sendromdur. Jinekologlar tarafından her zaman iyi yönetilemeyen rahatsız edici ve yaygın bir hastalıktır. Hastalara sistematik olarak yaklaşılmalı, iyi bir anamnez ve fizik muayene yapılarak var olan ek hastalıklar eksiksiz olarak sorgulanmalıdır. Kronik pelvik ağrı için laparoskopi yapan cerrahlar örnek olarak hafif ve orta endometriozis, adhezyonlar, over kistleri, hidrosalpinks gibi hastalıklarda "gör ve mücadele et" temeline dayanarak yeterli sürede ve iyi standartlarda laparoskopiyi tamamlayabilmelidir. Bundan başka cerrah ameliyat sonrasında hasta ile iletişimi koparmayarak takip etmeli ve multi disipliner bir yaklaşımla gerektiğinde ağrı yönetimindeki diğer metodları anlatmalı ve ileri tetkikleri isteyebilmelidir.

My notes (saved in your browser only)

Citation neighborhood (no data yet)

We don't have any in-corpus citations linked to this paper yet. The paper's references may be in our DB but unresolved to ``paper_id`` (resolution happens at ingest when the cited DOI matches a row we already have). Run the cross-source citation reconcile pass to retry.

Source provenance

openalex
last seen: 2026-05-10T10:46:03.109450+00:00
License: CC0 · commercial use OK